(ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyelerini, Adalet Bakanlığı önündeki eylemlerinin 11’inci gününde ziyaret etti. Hatimoğulları, “Adalet ve hak yerini bulmalıdır. Adalet peşindeki ailelerimizin talepleri, sesi ve soluğu duyulmalıdır ve bu taleplere somut bir biçimde bir karşılık verilmelidir” dedi.
Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binalara ilişkin davalarda yaşanan cezasızlık ve sorunları protesto etmek amacıyla Adalet Bakanlığı önündeki eylemlerini 11’inci gününde sürdürüyor. Platform üyeleri, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşme talebiyle bekliyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyelerini ziyaret etti.
Platformun Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, eylemlerinin 11’inci gününde olduğunu belirterek “Ankara’nın soğuğunda, yağmurunda gece gündüz buradayız. Ancak halen Adalet Bakanlığı’ndan bir dönüş sağlanmadı. Sadece bir isim listesi alındı, başka bir somut olay yok” dedi.
Gezer, Hatimoğulları’nın depremden bu yana kendilerine destek verdiğini belirterek “Sayın Eş Genel Başkan sağ olsun, depremin ilk gününden bu yana hem yerelde hem parti üst düzeyinde gerçek anlamda acımızı hissetti ki kendisi de bir depremzede zaten. Yanımızda oldu. Hem il teşkilatlarına hem Genel Merkez düzeyinde katkıları için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
HATİMOĞULLARI: “RANTÇILAR KATLETTİ BU KADAR İNSANI, BU BİR KATLİAM”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Adalet Bakanlığı önünde 11 gündür bekleyen ailelerin Adalet Bakanı ile görüşmek istediğini belirterek “Çekilen acıların ne kadar büyük olduğunu hangi kelimeyi söylesek, hangi cümleyi kursak inanın kifayetsiz kalır” dedi.
Hatimoğulları, 6 Şubat depremlerinde yaşanan yıkıma ilişkin, “Doğal afetler öldürmez, kuralsız yapılmış bina öldürür. Demirinden, çimentosundan rant için çalınmış binalar öldürür. Nitekim öyle oldu. Nitekim denetimsizlik öldürdü, devletin denetimsizliği öldürdü. Rantçılar katletti bu kadar insanı, bu bir katliam” diye konuştu.
Depreme dayanıklı binaların denetlenmesi halinde yıkımların önlenebileceğini ifade eden Hatimoğulları, “Bugün Japonya’da 9 ya da 10 şiddetinde bir deprem olsa dahi birçok kentte asla yıkım olmuyorsa demek ki depreme dayanıklı binalar yapıldığı zaman, denetlendiği zaman devlet tarafından demek ki bu binalar yıkılmaz ve insanlar o depremleri, o afetleri ölmeden karşılar” dedi.
“AİLELER CEZASIZLIKLA SONUÇLANMASINI DEĞİL, CEZALARLA SONUÇLANMASINI İSTİYOR”
Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun taleplerine dikkati çeken Hatimoğulları, “Adalet Peşinde Aileler adalet istiyor. Müteahhitlerin yargılanmasını istiyor, kusurluların yargılanmasını istiyor. Denetim yapması gereken birimlerin denetim yapmamasının sorgulanmasını istiyor. Cezasızlıkla davaların cezasızlıkla sonuçlanmasını değil, cezalarla sonuçlanmasını istiyor ki bir daha aynı acılar yaşanmasın” ifadelerini kullandı.
Ailelerin yakınlarını geri getiremeyeceklerini bilmelerine rağmen mücadele ettiklerini belirten Hatimoğulları, “Neden bu kadar zorlukla burada Bakanlığın önünde oturuyor ya da Türkiye’nin çeşitli noktalarında farklı alanlarda farklı eylemleri yaptılar bugüne kadar? Çünkü başka ölümler, başka acılar yaşansın istemiyor. ‘Biz yaşadık, başkası yaşamasın’ diyor. Bu büyük bir toplumsal duyarlılıktır” diye konuştu.
Hatimoğulları, farklı olaylarda yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talebi etrafında bir araya geldiğini belirterek, “Bu kendim için ve bütün depremzede adalet arayan bütün ailelerle kurulmuş olan bu köprü herkes tarafından görülmeli. Bu vicdanidir, bu insanidir, bu toplumsal sorumluluktur, bu toplumsal duyarlılıktır” dedi.
“BİR MATI VE BİR PİKNİK SANDALYESİNİ BU İNSANLARA FAZLA GÖRMEYİN”
Güvenlik güçlerine seslenen Hatimoğulları, “Bir matı ve bir piknik sandalyesini bu insanlara fazla görmeyin. Bu acıları sizler de yaşadınız. Bu acıları sizin yaşadığınızı biliyoruz. Bakanların akrabaları da bu acıları yaşadı. Vekillerin akrabaları da bu acıları yaşadı. Acıları böyle birden unutmayın. Unutmamalıyız acılarımızı ve ailelerimizin burada Ankara’da akşamın soğuğunda bir matı fazla görmeyin” ifadelerini kullandı.
Ailelerin kimseye zarar vermediğini söyleyen Hatimoğulları, “Bilakis toplumsal duyarlılığı ve sorumluluğu işliyor, bu bilinci işliyorlar topluma. Talepleri çok açık net: Adalet Bakanı daha güçlü bir inisiyatif ortaya koysun. Ümit ediyoruz ki bu görüşme bir an önce gerçekleşir ve sadece bu görüşmenin gerçekleşmesi değil, yani Adalet Bakanı ya da yardımcısıyla bir görüşme değil, esas ailelerimizin talebi bu görüşmenin akabinde gerçekten adaletin yerini bulmasının sözünü almak istiyor ailelerimiz” diye konuştu.
“MÜTEAHHİTLER KORUNDU. KORUMAYIN ONLARI”
Hatimoğulları, yargıya çağrıda bulunarak, “Bugüne kadar zenginler, ağalar, beyler korundu. Bugüne kadar müteahhitler korundu. Bugüne kadar Rönesans gibi yüzlerce insanın adeta mezarı haline gelen o siteleri yapan büyük müteahhitler korundu. Korumayın onları! Hak yerini bulsun, adalet yerini bulsun ve cezasızlık sistemi ortadan kalksın, gerekli cezai müeyyide de mutlaka ve mutlaka uygulansın” ifadesini kullandı.
Ailelerin mücadelesinin yaşam hakkını savunduğunu belirten Hatimoğulları, “Siz depremde yaşanan acıların unutturulmasını engelleyerek attığınız bu adımlarla toplum olarak bizi duyarlı kılıyorsunuz, hepimizi. Bu gündemin asla gündemden düşmemesini, gündemde kalmasını sağlıyorsunuz ve bu, yaşam hakkını savunduğunuz içindir. Bundan sonra hiç kimse ölmesin diye bunu yapıyorsunuz. Sonuna kadar haklı mücadelenizin yanındayız. Mücadeleniz mücadelemizdir ve mutlaka, mutlaka adalet yerini bulacak” diye konuştu.
KAYA: “BİZ SADECE YARGI SÜRECİNDE KARŞILAŞTIĞIMIZ PROBLEMLERİ AKTARMAK İÇİN GÖRÜŞME TALEP ETTİK”
Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya ise toplum için ve gelecekte insanların ölmemesi için mücadele ettiklerini belirterek “Toplum için mücadele ettiğimiz, gelecekte insanların ölmemesi için mücadele ettiğimiz bir yerde bırakın Türk vatandaşı olmaya, depremzedeye bile bu kapı açık değilmiş. Açık olmadığı gibi de 11 gün kapısında yatırıldığı bir yerdeyiz” dedi.
Kaya, Adalet Bakanlığı ile görüşme taleplerinin nedenini şöyle açıkladı:
“Biz sadece yargı sürecinin artık fazla, makul süreyi aştığı için ve yargı sürecinde karşılaştığımız problemleri kendilerine aktarmak için görüşme talep ettik ve özellikle son aylarda çıkan 8 yıllık, 7 yıllık, 6 yıllık cezaları adalet sağlanması için gerekli cezalar olmadığını söyledik. Yeterli olmayan cezalar bunlar, bunları söylemek için görüşme istiyoruz. Biz yargıya müdahale gibi şey için burada değiliz. Bizim amacımız sürecin tarafsız ve adil bir şekilde sürdürülmesi.”
Kaya, kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin “Kamu görevlileri yargılamasında sadece alt kademeden memurlar yargılanıyor. Ancak 6 Şubat depremlerindeki sorumluluk silsilesi çok geniş; müteahhitinden yapı denetime, belediyesine, bakanlığına kadar sorumlular” diye konuştu.
“6 ŞUBAT MİLAT OLSUN”
Depremin önceden öngörülebilir olduğunu belirten Kaya, sorumlulukların araştırılması gerektiğini savunarak “6 Şubat depremleri aslında İçişleri ve AFAD’ın hazırladığı raporlarda açıkça belirtilmişti. Mahalle mahalle nereye ne kadar şiddette etki edeceği belirlenmiş. Bu kadar öngörülmüş bir depremde bu kadar koordinasyonsuzluk yaşadıysak bunun hesabının sorulması gerekiyor” dedi.
Kaya, yaşadıkları sürecin yakınlarını geri getirmeyeceğini ancak benzer acıların yaşanmaması için mücadele ettiklerini belirterek “Bu acı öyle bir acıydı ki normal ölüm olmadığı için o enkazlarda saatlerce, günlerce beklemek… Önce canlı çıkmasını istemek, daha sonra vücut bütünlüğünün çıkmasını istemek, en sonunda da artık bize bir mezarı olmasına şükredecek durumda bir süreç yaşadık. Depremler bilinen, öngörülen depremler; en az hasarla atlatılabilecek şeyler. 6 Şubat depremlerinden sonra birçok ülkede deprem oldu, nedense biz 53 bin insanımızı kaybettik. 99’da bu sayının yarısını kaybettik, üzerinden 24 yıl geçti ancak biz 2 katını kaybettiğimiz bir yerde bir gelişmeden bahsedemeyiz” ifadesini kullandı.
1999 depreminin ardından “milat” ifadesinin kullanıldığını hatırlatan Kaya, “‘Milat’ olmadığını bize 6 Şubat gösterdi. Umarım 6 Şubat ‘milat’ olur. Bunun için de tüm kamuoyunun bu deprem davalarını takip etmesi gerekir. Çünkü takip edildiği hissedilen davalarda süreç daha sağlıklı ve adil ilerliyor” dedi.




